22 Mayıs 2012 Salı
SİYAH BEYAZ PDF Yazdır E-posta
Pazar, 29 Mayıs 2011 11:35

                                                                        SİYAH-BEYAZ

‘’Sevgili  Vatandaşlarım’’

‘’Sayın Yurttaşlarım’’

‘’Çok kıymetli Arkadaşlarım’’

Bu sözlerle başlayan kuru, samimiyetten uzak, yavan, umudun olmadığı, hakaretin bol olduğu, oy kaygısının stres’te tavan yaptığı  yeni siyasi lügatımız Vatana ve Millete hayırlı olmadan önce bizde isteriz ki,  bir yol  kardeş dimağlara bir iki nokta veya virgül ile taarruzu ile hücum edek…

12 Haziran günü çocukluğunuzun terli atlet sonrası teneffüslerinin her zaman ne hikmetse sıcak ve tozlu sınıflarında bir karar bekler..

12 Haziran günü bir elinizde mühür bir elinizde vicdanınız sizi bekleyen kararı verdiğiniz de belki bu sonuç sizi ferdi olarak çok fazla etkilemeyebilir, ancak bu sonuç bazılarını silindir gibi ezerek geçtiğinde niyet bile etseniz o silindirin el frenini çekme şansınız olmayacaktır. Çünkü siz mührü bastığınız pusulayı katlayıp zarfa koyarken aynı zamanda kontrol panellerinin anahtarlarını da zarfa attığınızın farkında olmayabilirsiniz.

Kime, neden ve niçin oy verdiğiniz tamamen sizin bileceğiniz iş…

Tıpkı günlük gazete okuyup okumamak tamamen sizi alakadar eden bir durum olduğu gibi…

Yada haber bültenleri veya tartışma programlarını magazinsel seyirlere tercih etme hakkınız olduğu gibi..

Yalana tahammülünüz var mı?

Eğer bu sorunun cevabı da evet ise yazının bundan sonrasını da okumaya hacet yok.

Ancak biz siyah ile beyazın farklı renkler olduğunu söylemeye devam edeceğiz.

Biz; merkez bankasının açıkladığı habere göre, 2010 yılı cari açığının 2009 yılına göre yüzde 247,1 oranında artış gösterdiğini, 13 milyar 991 milyon dolardan 48 milyar dolar 557 milyon dolara yükseldiğini söylemeye devam edeceğiz..

Biz; Gemlik Gübre Sanayii A.Ş’nin 83,1 milyon dolara özelleştirildiğini, oysa bu fabrikanın sadece arsası içindeki 154 lojman ile birlikte 120 milyon dolar ettiğini söylemeye devam edeceğiz..

Biz; limanıyla birlikte fabrikayı satın alan İşadamı Ali Rıza Yıldırım’ın basına yaptığı açıklamada: ‘’IGSAŞ gübre, 90 milyon dolara satıldı, içinde 60 milyon dolar para vardı, Eti Gümüş, 33 milyon dolara satıldı. 20 milyon dolar nakiti  vardı. Gemlik Gübre bugün satılsa, iki katına satılır’’ dediğini de söylemeye devam edeceğiz..

Biz; TCDD İzmir Limanının 15 yıllığana Reha Denizcilik adlı şirkete (toplam 2 milyar 100 milyon dolarlık iş) ihalesiz olarak sözleşmeyle verildiğini. Fakat,  Reha Denizcilik şirketinin sözleşme tarihinden sadece bir hafta önce kurulduğunu ve sahiplerinden birinin AKP Bakırköy ilçe Başkanlığı yapmış Rahmi Genç olduğunu söylemeye devam edeceğiz..

Biz; Sümerbank’ın 50 yıl önce kurduğu Pamuklu Mensucat A.Ş’nin 13 temmuz 2005’te, Özelleştirme Yüksek Kurulunca 3 milyon 751 bin dolara 47 ortaklı ‘’Ortak Girişim Grubuna (OGG)’’ satıldığını. OGG’nun başında AKP’li Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar’ın bulunduğunu. Şirketi alan grubun ilk icraatının Sümerbank’ın 90 dönümlük arsasının 55 dönümünü alış veriş merkezi yapması amacıyla KİPATESCO Şirketine 13 milyon 750 bin dolara sattığını söylemeye devam edeceğiz..

Biz; 17 nisan 2003 tarihinde mısır ithalatı gümrük vergisinin %20’ye indirildiğini, Ağustos  2003 tarihinde Kemal Unakıtan’ın oğlunun 4000 ton mısır ithal ettiğini, ithal işlemi bittikten sonra, 8 ağustos 2003 tarihinde mısır ithalindeki gümrük vergisinin yeniden %45’e çıkarıldığını söylemeye devam edeceğiz..

Biz; bu meşhur maliye bakanının pastörize yumurta işine girerken 2,5 milyon TL teşvik belgesi aldığını ve ve bu sektörde KDV oranının &18’den %8’indirildiğini de söylemeye devam edeceğiz..

Biz; İzmir Foça ilçesinde bir taşınmazın 12 ekim 2000 tarihinde 15.600.000.000 TL’ye satın alındığını, aynı taşınmazın 10 mayıs 2002 tarihinde yani 19 ay sonra 1.260.000.000.000 TL’ye bir özel finans kurumuna satıldığını ancak;  Satan şirketin ortağı Kemal Unakıtan,  alan şirketin genel müdürü Kemal Unakıtan ! Bu olağanüstü karlı satıştan kurumlar vergisi ödenmeyerek ve şirket tasfiye edilerek hallolundu. Bunu da söylemeye devam edeceğiz..

Biz seçim sürecinde kürsüden ak günler beyaz hayaller istikrar nidaları duymayız sadece,

Biz siyah’ı gördük ve onu da anlatırız kavlimizce.

‘’Her kim saz çalarsa aşık bilirim

Dilsiz adamları sadık bilirim

Herkesten kendimi faik bilirim

kibrim yoktur amma az vekarım var’’


‘’İbadet eylerim namazı kılmam

Temizlik severim lekemi silmem

Ömrümde zararsız günümü bilmem

Her senede yüz milyonluk karım var’’

Yusufelili huzuri; Tezatlar Destanını yazarken sanırım siyahı ve beyazı en iyi görebilen adamlardandı…

Pazar, 29 Mayıs 2011 11:48 tarihinde güncellendi
 

Yorum ekle