|

Gazeteci Hrant Dink, katledilmesinin 5'inci yıldönümünde binlerce kişinin katıldığı yürüyüşle anılıyor
Hrant Dink'in katledilmesinin 5. yıldönümünde binlerce kişi, Taksim'den Agos Gazetesinin önüne kadar yürüdü.
Saat 13:00'de Taksim'de buluşan kalabalık, saat 13:15'de Dink'in öldürüldüğü Agos Gazetesi önüne doğru yürüyüşe geçti. Divan kavşağında iki koldan yürüyen kalabalık, sık sık "Faşizme inat kardeşimsin Hrant", "Hepimiz Hrant'ız hepimiz Ermeni'yiz" sloganları attı. Yürüyüş nedeniyle Şişli yönüne trafik durduruldu.


RAKEL DİNK EN ÖNDE YÜRÜDÜ Hrant Dink'in eşi Rakel Dink ve kardeşi Orhan Dink grubun en önünde yer aldı. Rakel Dink'le birlikte yakınlarını siyasi cinayetlerde kaybetmiş kişilerin yakınları yürüdü. Rakel Dink'in durgun olduğu zaman zaman da gözlerinin dolduğu görüldü. Kendilerine Toplumsal Bellek Platformu adını veren grup üyeleri de yürüyüşün en önünde yer aldı. Faili meşhul bir cinayete kurban giden Turan Dursun'un oğlu Abdi Dursun ve vatani görevini yaparken kaza kurşunuyla öldüğü açıklanan Ermeni kökenli Sevag Şahin Balıkçı'nın ailesi de bu grup içinde yer aldı. "Sessiz çığlık" adı verilen yürüyüşte tek pankart taşındı. 'Hepimiz Hrant'ız, Hepimiz Ermeni'yiz' yazıyı pankartı Hrant'in ailesi ve arkadaşları taşıdı. Yürüyüş güzergahı boyunca asılanan pankartlar da dikkat çekti.


CHP VE BDP'LİLER KATILDI Yürüyüşe siyasiler de destek verdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ile İstanbul Milletvekili Şafak Payev yürüyüşe katıldı. Payev tekerlekli sandalyesiyle yürüyüşün en önünde yer aldı.Bir ara Gazeteci Cengiz Çandar, Payev'in tekerlekli sandalyesini itti. Yine tekerlekli sandalyeye mahkum olan Yazar Vedat Türkali de elinde döviziyle yürüyüşe katıldı. BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve İstanbul Milletvekilleri Sebahat Tuncel ile Sırrı Süreyya Önder de yürüyüşe destek verdi.
KARANFİL YAĞMURU Taksim'de başlayan yürüyüş yaklaşık bir saat sürdü. Agos gazetesinin önüne gelindiğinde kalabalık daha da arttı. Agos gazetesinin önünde Hrant Dink'in öldürüldüğü yere karafiller bırakıldı .İlk karanfili Hrant Dink'in eşi Rakel Dink bıraktı. Hrant Dink'in oğlu Arat ve kardeşi Orhan Dink de karanfil bıraktı. Şişli Belediyesi tarafından Hrant Dink'in öldürüldüğü yere yapılan ve üzerinde Türkçe ve Ermenice "Hrant Dink burada öldürüldü" yazan zemindeki mermer, karanfillerle kapandı. Hrant Dink'in öldürüldüğü saat olan 15:00'da saygı duruşu yapıldı. Kalabalık hep bir ağızdan " Faşizme inat kardeşimsin Hrant", Bu dava burada bitmeyecek" sloganları attı. Sık sık Ermeni ezgileri çalındı. Sarı Gelin türküsü hep bir agızdan söylendi.
RAKEL DİNK KALABALIĞI SELAMLADI Hrant Dink'in eşi Agos gazetesinin penceresine çıkarak kalabalığı selamladı. Agos gazetesinin bulunduğu Halasgargazi Caddesi her iki yönden kalabalık tarafından tamamen dolduruldu. Zaman zaman izdiham yaşandı. Agos gazetesinin karşısında bulunan CHP Şişli İlçe binasının pençeresine dev bir Hrant Dink posteri asıldı.
KARAKAŞLI'NIN DUYGUSAL KONUŞMASI Tören sırasındaki tek konuşmayı Hrant Dink'in arkadaşı gazeteci Karin Karakaşlı yaptı. Hayli duygu yüklü bir konuşma yapan Karakaşlı, "Gün, sadece söz söylemek değil söz vermek zamanı" dedi.
GÜN, SADECE SÖZ SÖYLEMEK DEĞİL SÖZ VERMEK ZAMANI. 19 Ocak tarihinin bir anma günü olmadığını söyleyen Karakaşlı, "Hiçbir zaman da olmadı. Zaten bu topraklarda ayrı ayrı yaşatılmış ne kadar acı varsa, hiçbirinin anma günü olmadı. Herkes acısının yaşatıldığı o tarih geldiğinde, kendince, bir başına kahroldu. Sonra 23 Ocak günü geldi. Bundan beş yıl önceydi. "Türklüğü tahkir ve tezyif" ten mahkûm edilen, Türk düşmanı ilan edilen bir Ermeni gazetecinin cenazesi hepimizi buluşturdu. Çünkü Hrant Dink bu ülkenin bütün acılarının dermanına talipti. Onu güpegündüz, şimdi durduğumuz bu kalabalık Halaskargazi Caddesi üzerinde sırtından vurdular. Hepimizi de o cinayete görgü tanığı kıldılar" şeklinde konuştu. Hrant Dink'in öldürülmeden önce yaşadıklarını hatırlatan Karakaşlı sözlerini şöyle sürdürdü: Bu son kararla birlikte şimdi bir kez daha 19 Ocak 2007 cinayet günündeyiz. Hrant Dink operasyonlarla daraldığımız, komplolarla bunaldığımız bugünlerde özellikle yanyana görmek isterdi hepimizi. Anlaşılan o ki koca bir devlet böyle bir Ermeni vatandaşının yaşamıyla da ölümüyle de ne yapacağını bilemedi. Şimdi biz ona öğreteceğiz hep birlikte demek ki.Dosya kapandı diyorlar bize. Kapandı mı bu dosya? Hrant Dink dosya değil ki kapatasın, o bir yara… Artık köprüden önceki son çıkıştayız. Oradan hakkıyla geçmeden tamamlanacak ödeşme, kurulacak düş, inanılacak adalet, yaşanacak memleket yok. Öbür türlüsü sadece yalan olur ve bir gün başımıza yıkılır. Altında kalırız hep birlikte. O yüzden gün, sadece söz söylemek değil söz vermek zamanı.Söz verelim mi birbirimize? Bu dava daha bitmedi.Söz verelim mi birbirimize? İnsanlık daha ölmedi.Söz verelim mi birbirimize? Devlet daha hesabını vermedi. Sözümüz söz olsun. Bu adaletsizlikle yaşamak hepimize haramdır. Aksi için uğraşan hepimize helal olsun.
Karakaşlı'nın konuşmasının ardından kalabalık dağılırken geriye Dink'in öldürüldüğü yere bırakılan mumlar kaldı. |