21 Mayıs 2012 Pazartesi
İran'ın Suriye politikası değişiyor mu? PDF Yazdır E-posta
Cuma, 02 Eylül 2011 09:17

Geçen hafta gelen bazı sinyaller, İran'ın Esad rejimine koşulsuz ve saldırgan bir destek vermekten, muhalefeti de bir miktar kutsayan daha dengeli ve açık bir yaklaşıma geçiş yapıyor olabileceğini düşündürüyor.

 

Libya'da Kaddafi'nin devrilmesiyle herkesin gözü buraya çevrilmişken, Suriye konusu odak noktası olmaktan çıktı. Ancak Suriye'de Esad rejiminin -kısa vadede olmasa bile- gidici olduğuna dair kanaat giderek yaygınlaşıyor.

Görülen o ki, İran da bu kanaate sahip olmaya başladı. İran'dan son günlerde gelen sinyaller, ülkenin Suriye konusundaki dış politika çizgisinin değişmekte olabileceğini düşündürüyor.

Bilindiği gibi İran, bölgede Suriye ve Hizbullah'la ittifak stratejisi izliyordu. Suriye'de kış aylarında başlayan muhalefet gösterileri döneminde de Esad yönetimine destek vermişti. Şimdilerde molla yönetimi, bu politikaya yeni bir ayar veriyor olabilir.

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, geçtiğimiz hafta televizyonda yayınlanan röportajında Suriye'deki protestocuların "meşru taleplerinden" bahsetti ve Beşar Esad yönetiminin "halkın özgürlüğü seçme ve kazanma" hakkına saygı göstermesi gerektiğini belirtti. Bu ifadeler, İran'ın Suriye'yle ilişkisi düşünüldüğünde oldukça şaşırtıcı.

Aynı günlerde açıklama yapan İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ramin Mehmanparast da Suriye'deki gösterilerin bastırılması için Şam yönetimine maddi yardım sağladıkları iddiasını kesin bir dille reddetti.

Tahran Üniversitesi'nden ismini vermek istemeyen bir siyaset bilimi profesörü, Asia Times Online'dan Kaveh Afrasiabi'ye "İran'ın Suriye'deki kriz durumuna dair okuması bir miktar siyasi gerçekçiliğe doğru döndü, Esad rejiminin çok uzak olmayan bir gelecekte devrilebileceği ve İran'ın batmakta olan bir gemiye tutunmaması gerektiği bilgisi, bu sonucu getirdi" değerlendirmesinde bulundu. Profesör, İran yönetiminin halen Esad'ın birtakım reformlarla durumu kurtarabileceğine inandığı ve şimdiye kadar söylediklerinin, aslında Esad'ın da prensipte kabul ettiği şeyler olduğu iddiasında bulundu.

Hangi dengeler rol oynadı?
İran'ın bu çizgi değişikliği bir "u dönüşü" olarak nitelenemese de, birtakım temel vurgularda ince ayarlar yapıldığını söylemek mümkün. Bunda etkili olanlardan biri, Tahran yönetimiyle AKP'nin temasları. Bölgede ABD'nin taşeronluğunu yapan AKP yönetiminin, ABD'nin arasının çok iyi olmadığı bazı güçlerle yakın ilişki geliştirerek, bu kesimlerin de bölgedeki genel dönüşüme karşı çıkmaması için çabaladığı biliniyor. Son dönemde Kandil'e yönelik operasyonlar sırasında da başta PKK olmak üzere kimi kesimler, İran'la Türkiye'nin anlaşmaya vardığını söylemişti.

İran basınına yansıyan bir başka değerlendirmeye göre, Ahmedinecad yönetimi bu politika değişikliğine, geçen hafta Tahran'ı ziyaret eden Katar Emiri Şeyh Hamad bin Halifa ikna etti. Haberlerde Katar Emiri'nin İran'ı Esad'a koşulsuz destek yerine değişime açık, daha esnek ve gerçekçi bir politika izlemeye ikna ettiği ileri sürüldü.

Konuyla ilgili birçok yorum yapılıyor. Suriye'nin İran için hayati önemde olup olmadığı tartışılıyor, Suriye'de pozisyonunu değiştiren İran'ın, Bahreyn'de göstericilere verdiği destekte elinin rahatladığı belirtiliyor, Irak'ta artık İran'ı tehdit edecek bir gücün olmamasının yönetimi rahatlattığı ve İran'ın Arap dünyasına tek iletişim kanalını Suriye olmaktan çıkardığı ifade ediliyor.

Fakat belki de geçen haftaki bu politika değişikliğinde etkili olan dinamiklerden biri, Libya'da NATO'nun rejimi değiştirmeyi başarması oldu. Kışın başlayan Arap ülkelerindeki eylemlilikleri, bölgenin bir dizi ülkesinde kendi lehine müdahalelerde bulunmak için fırsat olarak değerlendiren emperyalizmin güç kazandığı ve yeniden şekillendirdiği bölgede İran da bu değişime ayak uyduracağı bir pozisyon almaya çabalıyor.

Her halükârda, Esad rejimi açısından kritik bir dostun tam desteğinin çekilmiş olabileceği ihtimali, işleri iyiden iyiye zora sokmuş durumda.

Salı, 31 Ocak 2012 10:18 tarihinde güncellendi
 

Yorum ekle