21 Mayıs 2012 Pazartesi
Libyada Faşizm çığırından çıkmışa benziyor PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 29 Ağustos 2011 12:02

Libya'daki NATO müdahalesi, "sivilleri korumak" adına başlamıştı. Şimdi muhalifler, Kaddafi'nin memleketi Sirte'yi ele geçirmek için kenti "aç bırakmayı" planlıyor!

Trablus'ta infaz edilmiş siyahi Libyalılar, yol kenarında sergileniyor! Siyahilere yiyecek yardımı bile verilmiyor!

 

Libya'da muhalefet güçleri, Muammer Kaddafi'nin memleketi Sirte'yi aç bırakarak teslim olmaya zorlama hesabı yapıyor. Trablus'un muhaliflerin eline geçmesiyle birlikte Sirte, Kaddafi güçlerinin elinde bulunan son büyük kent konumunda.

Muhalif Ulusal Geçiş Konseyi'nin Sirte temsilcisi Dr. Hasan Droy, kenti almak için "çok kayıpla sonuçlanacak kanlı bir savaş" yerine, kenti teslim olmaya zorlama taktiği uygulayacaklarını açıkladı. Kenti teslim olmaya zorlamak için ise, tüm kent halkı temel ihtiyaçlarından yoksun bırakılacak.

Droy, "Kent halihazırda elektriksiz, ocaklarda yemek pişirecek gaz yok. Arabalar hareket etmiyor. Birkaç gün içinde barışçıl biçimde kente girebileceğiz" dedi.

Perşembe ve Cuma günleri, NATO Sirte kentini ağır bombardımana tutmuştu. Misrata'daki muhalif general Muhammed el Fortiye, dün yaptığı açıklamada NATO bombalamalarının ardından muhalefet güçlerinin hem doğudan, hem de batıdan Sirte'ye doğru ilerlemeye başladıklarını duyurmuştu.

Trablus'ta infaz edilmiş siyahileri yol kenarında sergiliyorlar
Trablus'un ise her tarafında ceset var. İki taraftan ölen askerler kadar, iki ateş arasında kalmış sivillerin sokaklarda yığılmış cesetleri de halen kaldırılmış değil. Kentte salgın hastalık korkusu hâkim.

Asıl vahşet ise, Kaddafi'nin karargâhı Bab el Aziziye'nin önündeki yol kenarında. Independent gazetesindeki habere göre burada çoğunluğu Sahara altından, yani kara Afrika'dan olan siyahilerden oluşan çok sayıda elleri arkadan bağlanmış, yani infaz edilmiş kişinin cesedi muhalifler tarafından sergileniyor. Muhalifler, siyahi Libyalılar'ın "Kaddafi'nin paralı askerleri" olduğunu ve Sahara altı ülkelerden para karşılığı savaşmak üzere geldiklerini iddia ediyor. Fakat Libya'da önemli bir siyahi Libyalı nüfus da var ve bu kesim, daha önce sahip olmadıkları hakları kendilerine verdiği için Kaddafi'yi destekliyordu. Muhaliflerin siyahi Libyalılar'a karşı ırkçı yaklaşımı daha önce pek çok örnekte ortaya konulmuştu.

Trablus'taki açlığı da BM yarattı
Trablus'taki sıkıntı cesetlerden ibaret değil. Kentte açlık ve perişanlık dizboyu. Ve bu durumun sorumlusu da Birleşmiş Milletler. Bizzat Ulusal Geçiş Konseyi'nin sözcüsü, kentte "BM tarafından Kaddafi rejimine karşı uygulanan yaptırımlar nedeniyle tedarik sıkıntısı olduğunu" söyledi. Kentte yakıt, elektrik ve su yok. Salgın hastalık riski olan kentte, ilaç sıkıntısı da büyük.

Siyahilere yiyecek vermiyorlar!
Yine Independent gazetesinin haberinde yer alan bir başka ayrıntı da muhalefetin insanlığa düşman yüzünü ortaya koydu. Buna göre açlıktan kırılan kentte ünlü Yeşil Meydan'ın yakınındaki bir marketin önünde birikmiş bir grup kadın, Independet muhabirine kendilerine yiyecek verilmediğini aktardı. Köken olarak komşu ülkelerden geldiklerini (yani siyahi olduklarını) ama uzun zamandır Libya vatandaşlığına sahip olduklarını belirten kadınlardan Malili olan Hatice Taib, "15 yıldır bu ülkede yaşıyorum. Çocuklarım burada doğdu. Ama şimdi yiyecek almaya kalktığımda, bana defol diyorlar. Sen Libyalı değilsin, sen yabancısın diyorlar. Bana 'Kaddafi sizi buraya getirdi, gidin o size baksın' diyorlar. Kocam işsiz. 8 çocuğum var. Nasıl bakacağım onlara?" diye konuştu.

Salı, 31 Ocak 2012 10:11 tarihinde güncellendi
 

Yorum ekle